biz sizi arayalım
online randevu tedavi ücretleri

Ameliyatsız Varis Tedavisi

Varis, günümüzde teknolojinin sağlık alanına katmış olduğu gelişmeler doğrultusunda ameliyatsız olarak modern ve çağdaş şekilde tedavi edilebilen bir damar hastalığıdır.

Son 15 yıla kadar tek çözüm yolu ameliyat olan bu rahatsızlığın tedavisi yeni yöntemlerle varis yoğunluğuna göre 20-30 dakika kadar kısa bir zamanda bile gerçekleştirilebilmektedir. Her tedavi merkezi hala bu çağdaş teknikleri kullanmaaya başlamamış olsa bile, yeni yöntemler çoğu merkez tarafından tercih edilmektedir.

Her boyut, tip ve yaygınlıkta ki varisin tedavisi günümüz şartlarında ameliyatsız yöntemlerle yapılabilmektedir.

Ameliyatsız tedavi denildiğinde insanların akıllarına nükseder mi veya işe yarar mı tarzında sorular gelir. Fakat yapılan uygulamaların tümünde sorunlu damar tamamen tahrip edildiğinden dolayı yine o damardan varis olması imkansızdır. Olmayan birşeyin tekrarlaması düşünülemez.

Çoğunlukla tek seans yeterli olmaktadır fakat bu tamamen varislerinizin durumuna göre değişiklik gösterebilen bir durumdur. Yaygınlık, tip, boyut gibi kriterler göz önüne alınarak bir kaç seansta gerekebilir.

Fakat bu başka bir damarın yeni bir varise sebep olmayacağını taşımamaktadır. Yeni varislerden uzak durmak için eski varislerin meydana gelmesinde rol oynayan sebepler engellenmeli ve tedbir alınmalıdır. Bu tedbirlere yazımızın akışında yer vereceğiz.

Varisler hakkında genel bir bilgi vermek gerekirse
Varis ülkemizde özellikle kadınlarda çok yaygın görülen bir toplar damar problemidir. Kılcal damar problemi her 2-3 kişiden birinde görülürken, büyük varisler her 10 kişiden 2’sinde görülebilmektedir.

Varis bilindiği gibi toplardamar genişlemeleri rahatsızlığına verilen isimdir. Ağrı, kramp, sızlama, ağırlık ve yorgunluk hissi gibi şikayetlere neden olabilir. Bir çok kişide herhangi bir şikayete de sebep olmaz.

Şikayetlere maruz bıraktığı zaman bir hastalık olarak görülmektedir. Her varisi olana varis hastası demek doğru değildir.

Toplumda ki insanlar çorap, krem, bitkisel ürünler ve hacamat teknikleri ile tedavi olabileceklerine inansalarda bu son derece yanlış bir düşüncedir. Varislerin bu yollarla tedavisi ne yazık ki söz konusu değildir.

Bunun açıklamasını şu şekilde yaparsak düşüncenin ne kadar yanlış olduğuna siz de kanaat getirebilirsiniz.

Varis neden oluşur?
Varislerin neden kaynaklandığı henüz bilimsel olarak net bir şekilde bilinmemektedir. Fakat toplardamar kapakçıklarından dolayı meydana geldiği bilinmektedir.

Aşağıda ki video da kapakçıkların çalışma sistemini ve hasar gördüğünde ne gibi bir sorun oluştuğunu daha iyi anlayabilirsiniz.

Kısaca özetlemek gerekirse: Toplardamarlar kirli kanın kalbe transferini sağlayan damar tipidir. Bacaklarda ki kan kalbe gitmesi için yer çekiminin tam tersi yöne yani yukarı çıkmalıdır. Yerçekiminden dolayı aşağı doğru inmeye çalışan kan bu kapakçıklar sayesinde yukarı pompalanır ve çekvalf özelliği sayesinde yukarı çıkan kanın da aşağı inmesine engel olur. Fakat kapakçıklar hasar gördüğünde faaliyetlerini yerine getiremezler ve kanın tümü pompalanamadığından damar içinde birikme söz konusu olur. Biriken kan göllenmeye yol açtığı içinde basınçtan dolayı damarlar genişlemeye maruz kalır.

Kimlerde Sık Görülür?
Varis tüm yetişkinlerde görülebilecek bir rahatsızlık olmasına rağmen ailesinde varis söz konusu olanlar daha fazla risk altındadır. Fakat bu ailesinde varis problemi görülmeyen kişilerde oluşmayacağı anlamını taşımamaktadır. Bunun yanı sıra işi gereği sürekli olarak ayakta ya da oturarak hareketsiz şekilde çalışmak zorunda kalan kişilerde de ağırlıklı şekilde görülmektedir.

Varis Tedavi Yöntemleri

Lazer, RF (Radyofrekans) Tedavisi
Kılcal damarların tedavisinde kullanılan teknolojik yöntemler lazer ve rf (radyo frekans) yani radyo dalgalarıyla uygulanan tedavidir. Her iki yönteminde iki ayrı uygulama şekli mevcuttur. Biri cilt üzerinden yapılan tedavi şeklindedir, diğeri ise cilt altından uygulanmaktadır.

Köpük (skleroterapi)
Skleroterapi ve köpük olarak ifade edilen yöntem iki farklı teknik gibi bilinse de aslında aynıdır. Arada ki tek fark skleroterapi de ilaç saf şekilde enjekte edilirken köpük yönteminde ilaç hava ile reaksiyona sokularak köpüğe benzer bir madde elde edilir. Bu yüzden köpük yöntemi ismi verilmiş olup daha az ilaçla daha fazla damara uygulamak söz konusudur. Ayrıca bu şekilde yapıldığında ekonomik olmaktadır.

İstanbul, İzmir, Ankara ve Bursa’da Ameliyatsız Varis Tedavisi Olabilirsiniz
IDEA Klinikleri Türkiye’nin 4 büyük şehirinde, 6 şubesiyle uzun zamandır varis tedavisi konusunda hizmet sunmaktadır. Her şubesinde teknolojiyi ve modern tedavi yöntemlerini yakından takip eden Kalp dadamar cerrahi uzmanları görev almaktadır. Size en yakın şubeye iletişim bilgilerinden ulaşarak randvu alabilir ve muayene olabilirsiniz.

Ücretsiz Muayene
Tüm kliniklerimizde varis muayenesi ücretsiz yapılmaktadır. Size en yakın olan kliniğimize ulaşarak randevu alabilir ve muayene olabilirsiniz. Uzman hekimlerimiz varislerinizin yoğunluğu, büyüklüğü ve uygulanacak olan yöntem hakkında detaylı bilgi sunacaktır. Tedavi olmayı tercih ederseniz tedavinize hemen başlanabilir.

İstanbul’da Bakırköy, Kadıköy ve Şişli’deyiz
İstanbul’da toplamda üç kliniğimiz bulunmaktadır. Bakırköy ve Şişli olmak üzere avrupa yakasında iki, anadolu yakasında ise Kadıköy’de sizlere hizmet vermenin memnuniyetini yaşamaktayız.

Tüm kliniklerin irtibat bilgilerine http://www.ideaklinikbakirkoy.com/iletisim adresinden ulaşabilirsiniz.

2 Comments

Add a Comment
  1. merhaba hocam. köpükle varis tedavisinden sonra dikkat etmemiz gerekenler konusunda bilgi alabilir miyim?

    1. Merhaba;
      Tedavi edilen alanın veya varislerin durumuna bağlı olarak belirli süre varis çorabı kullanmak, 48 saat ağır egzersiz ve aşırı sıcaktan (sauna, hamam gibi) uzak kalmak, tedavi bölgesinin 1 ay direk güneş ışığı veya solaryum almaması geekir. Geçmiş olsun

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Disclaimer (Feragatname) Bu sitede yer alan bilgiler tüm insanlarda aynı etkiyi göstermeyebilir. Bu nedenle yaşadığınız sorunun kesin teşhisi, uygulanacak olan tedavi, süreci ve sonrasında yaşanabilecek durumları öğrenmek için mutlaka doktorunuza muayene olmalısınız.